Bize Ulaşın: 0(530) 824 29 13

İnsanların sırf insan olmaları nedeniyle doğuştan sahip oldukları, hiçbir güç ve iktidar tarafından kendilerine bağışlanmadığı buna rağmen var olan onur ve şerefini, yaşamını, huzurunu ve kişiliğini koruyan hak ve özgürlüklere sahiptir. İnsan haklarının korunması ve gelişmesi artık ulusal sınırları aşıp uluslararası bir boyuta varmıştır. Ülkelerin kural olarak biri diğerinin iç işlerine karışma hakkına sahip olmamasına karşın söz konusu insan hak ve özgürlüğünün olması olunca devletlerin birbirlerinin iç işlerine karışabilme dönemi başlamıştır. Zira insan hak, özgürlük ve onuru insanlığın ortak değerleridir.

İnsan hakları bilinci sayesinde ırk, ulus, etnik köken, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği bilinci ve düşüncesi gelişmiştir. Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. Diğer yandan insan hakları terimi bir ideali ve ortak amaç özeliğini barındırmaktadır. Bu amacı ilke edinen kişi ve kurumlar bu alanda olanı değil, olması gerekeni de dile getirmekte ve yaymaktadırlar.

İnsan hakları, tüm insanların hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olarak doğduğu anlayışına dayanır. İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme, kaderini tayin etme ve onurlu bir yaşam sürdürme özgürlüğünü sağlamaktadır. Bu özgürlükler başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmektedir. Şu özlü deyim gibi ‘’kolumu sallama hakkım başkasının burnunun başladığı yerde biter’’ ilkesi geçerlidir. Yani özgürlüklere başkasının özgürlüğüne zarar verme hakkı tanınmaz. Bu nedenle bütün insanların, akıl, vicdan, hak, özgürlük, onur, şeref, haysiyet, eşitlik ve kardeşlik duygusuna sahip olmaları mutlak zorunluluğu gerektirmektedir.

İnsan hakları hukuku artık ulusal sınırları aşarak uluslararası ve hatta uluslar üstü boyuta varmıştır. Bu sınırları zorlama esası benimseyen bu hukuk artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Lahey Adalet Divani Mahkemesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi artık sistemlerin bir parçası olmakta ve hızla gelişmektedir.

ceza hukuku

Ceza Hukuku

Suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukukunun bir alt dalıdır. Ceza hukuku, Genel Ceza ve Özel Ceza hukuku olarak ikiye ayrılmaktadır.

İnsan Hakları Hukuku

İnsanların sırf insan olmaları nedeniyle doğuştan sahip oldukları, hiçbir güç ve iktidar tarafından kendilerine bağışlanmadığı buna rağmen var olan onur ve şerefini, yaşamını, huzurunu ve kişiliğini koruyan hak ve özgürlüklere sahiptir. İnsan haklarının korunması ve gelişmesi artık ulusal sınırları aşıp uluslararası bir boyuta varmıştır.

insan hukuku
spor hukuku

Spor Hukuku

Sporun kişi ve toplumun ekonomik, sosyal, bedensel ve zihinsel açısından insan gelişimine etki ve katkısı nedeniyle büyük önem arz ettiği günümüzde, gelişmiş ülkeler tarafından hukukun ayrı ve önemli bir dalı olarak kabul edilmekte ve sporun vazgeçilmez bir parçası olarak hukuk dünyasında yerini aldığı görülmektedir.

Yabancılar Hukuku

Yabancı, bir devlette bulunup da o devlettin vatandaşlığını iddiaya hakkı olmayan gerçek ve tüzel kişilere denilir. Ancak yabancı kişinin bir devlette geçici veya daimi otursun sırf yabancı olması onun birçok hak ve özgürlüğe sahip olmadığı anlamına gelmemektedir.

yabancılar hukuku
Gayrimenkul hukuku

Gayrimenkul Hukuku

Hukukun önemli bir parçası olan gayrimenkul hukuku, Türkiye'de eşya hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların büyük bir çoğunluğunu oluşturmaktadır. Gayrimenkul hukuku, içerisinde birçok detayları ve istisnaları ile birlikte oldukça geniş ve karışık bir hukuk dalıdır.

Kentsel Dönüşüm Hukuku

Ülkemizde konutların, sağlıksız, inşaat tekniğine aykırı, imar kurallarına aykırı, deprem riskine karşı korunaksız, şehir imarı ve mimari durumu felç etmesinden başlıca olmak üzere yaşanan olumsuzluklar nedeniyle kentsel dönüşüm hukuku ve ilgili yasaları zorunlu hale gelmiştir.

Kentsel Donusum Hukuku
aile hukuku

Aile Hukuku

Bilindiği üzere geçmiş, halen ve gelecekte toplum, kavim ve devletlerin temeli aile kurumu üzerinde temellendirilmiştir. Bu nedenle insanlığın ve huzurun temel kaynağıdır. Ancak önemi, işlevi ve sorunları açısından başlıca kendisine has uyuşmazlık ve problemlerin de kaynağı olmuştur.

İdare Hukuku

İdare hukuku, kaynağını ve temelini anayasada işaret edilen ve tanınan, idarenin faaliyet ve örgütlenmesine ilişkin normları öngören, kamuya tanınan üstünlük ve imtiyazlar ile bireye tanınan hak ve özgürlüklerin dengelenmesini sağlayan hukuk dalıdır.

 İdare Hukuku
Vergi Hukuku

Vergi Hukuku

Bilindiği üzere, toplumun huzur, düzen ve güvenliğini sağlayan en temel kurum olan devlet, bu devasa yapısıyla aynı zamanda devasa bir harcama ve kaynağa da sahip olması gerekir. İşte bu harcama ve kaynağın da ana membaı vergilerdir.